Skip navigation.

Roma, İtalya — Greenpeace, bu hafta Roma'da başlayan BM Balıkçılık Toplantısına (COFI) katılan ülkelere çağrıda bulunarak denizel ekosistemlerin korunması ve küresel balık stoklarının iyileştirilmesine yönelik en etkin yöntem olarak deniz ekosistemlerinin %40'ını kapsayacak bir küresel deniz rezervleri ağının uygulanması talebini zorlamalarını istedi.


BM takvimindeki en büyük küresel balıkçılık toplantısına katılan Bakanlar ve görevliler için bu hafta son derece kritik ve önemli. Küresel balık stoklarında şiddetli düşüşe neden olacak bir zemininin oluşmasına ve denizel yaşama yönelik tehditlerin gözardı edilmesine karşı bu hafta tüm hükümetler harekete geçmeli ve
balıkçılık ve denizlerin yönetimi ile ilgili kendi yaklaşımlarını gözden geçirmeyi taahhüt etmelidirler.

BM Gıda ve Tarım Organizasyonu (FAO) yakın zamanda dünyadaki balık stoklarının %77 sinin tamamen veya üzerinde sömürüldüğü konusunda uyardı. Suürünlerine olan talep gittikçe artmakta, yasadışı ve kontrolsüz balıkçılık endüstriyel balıkçı filolarının ilgili düzenlemelerin zayıf olduğu ya da hiç olmadığı yerlere yönelmeleri sonucu büyümekte ve hatta balıkçılık rejimlerinin işlediği yerlerde bile mavi yüzgeçli orkinos gibi ticari balık stokları yokolmak üzere.

Greenpeace Uluslararası denizler kampanyası sorumlusu Sari Tolvanen, ''Artık denizlerimizin yönetim biçiminde radikal değişiklikler yapmanın zamanı geldi, yalnızca belirli türlere yönelik değil, tüm deniz çevresini düşünerek. Deniz rezervleri, deniz yaşamının korunması, iyileştirilmesi ve sömürülen balık stoklarının kendini toparlayabilmesi için tek çare'' dedi.

Filipinler'deki Apo Adası Deniz Rezervi, bilinen en iyi deniz rezervi örneklerinden biridir. Yapılan çalışmalar rezerv alanının koruma adına ve yerel nüfus için ne kadar fayda sağladığını göstermiştir. 11 yıllık koruma sonunda büyük resif  balıklarında 7 katlık bir artış görülmüştür. Açık denizlerde oluşturulacak büyük ölçekli tamamen korumalı deniz rezervleri de ticari balıklar üzerinde aynı etkiyi sağlayacaktır. Okyanuslarda geniş alanların balıkçılık ve maden arama gibi tahrip edici tüm faaliyetlerden uzak tutulması uzun ömürlü olmasını ve genellikle de denizel popülasyonlarının çeşitlilik ve üreme açısından çok hızlı artışlar ile sonuçlanır- ki bu da yaşamları sürdürülebilir su ürünleri kaynaklarına dayalı olan milyonlarca insan için kaçınılmazdır.

Greenpeace, Bölgesel Balıkçılık Yönetimi Organizasyonları'na ve hükümetlere çağrıda bulunarak; yasadışı, raporlanmayan ve düzenlenmeyen (IUU) balıkçılığa yönelik daha güçlü eylemlere başlamalarını, korsan balıkçılığa son
vermelerini ve su ürünlerinin ticaretinin söz konusu stokların daha fazla bitirilmesi ile sonuçlanmamasını güvence altına almalarını istedi.
Ancak yasadışı, raporlanmayan ve düzenlenmeyen (IUU) balıkçılıkla ilgili son derece yavaş ilerleyen süreç ve balık stokları üzerindeki artan baskı karşısında hükümetlerin denizlerin altındaki yaşamı koruma adına izledikleri yolu kökten değiştirmeleri gerekmektedir. Aksi takdirde gelecek nesilller okyanuslarımızın ne zenginliği ve ne de bolluğundan faydalanabilecekler.

Greenpeace Akdeniz Ofisi kampanya sorumlusu Banu Dökmecibaşı “Deniz ekosistemlerinin korunması, özellikle de yalnızca geçimi değil aynı zamanda en önemli gıda kaynağı deniz ürünlerine bağımlı olan milyonlarca insanın yaşamı için şarttır. Bunun sağlanmasının en iyi ve etkin şeklide deniz rezervleri yaratmaktır.
Bu toplantıya katılan Türk heyetinin de bu yaklaşımı desteklemesi gelecek nesillere sağlıklı denizler bırakma sorumlulularıdır'' dedi.

SOFIA raporu 2004:
http://www.fao.org/DOCREP/007/y5600e/y5600e05.htm#P1235_55689

Ilgili belgeler:
COFI toplantısı ile ilgili Greenpeace önerileri (ingilizce) belgesi için tıklayın.