Orkinos, 2 metre uzunluğu ile, 700 kilogram civarında olabilen, bir at kadar hızlı gidebilen ve sadece dakikalar içerisinde metalik pulları ile bir mil dalabilen bir canlıdır. Orkinos da aynen bizim gibi sıcak kanlıdır. Orkinosun kendi vücut ısısını ayarlayabilme kabiliyeti kendisinin okyanuslarda göç etmesini, her yıl binlerce mil yüzebilmesi ve değisik durumlarda hayatta kalmasını sağlar. Fakat orkinos, bir zamanlar okyanuslarda var olan krallığını balık endüstrisinin cani tutumu nedeniyle kaybetmektedir.
Mavi
yüzgeçli Kuzey orkinosu Akdeniz ekonomisinin ve günlük yaşamının uzun
zamandan bu yana büyük bir parçası olmuştur. Tarihi Roma
İmporatorluğu’nda, orkinos balıkçılığı ve tuzlanması Roma ekonomisinin
en değişmez iki endustrisiydi.
Bugün
neredeyse Akdeniz’den gelen bütün mavi yüzgeçli orkinoslar Japonya’ya
ihraç edilmektedir ve Akdeniz’de balık stokları artık değişmez
değildir. Hesapsız kazanç, gelecekte birçok balıkçının kazancını ve bu
balık türlerinin hayatını etkileyecek bir endüstriyi hiçbir endişe
duymadan çok güçlü bir şekilde desteklemektedir.
Akdeniz, mavi yüzgeçli kuzey orkinoslarının hayatta kalmalarını
sağlayan kilit yerdir. Akdeniz orkinos balıkları için iki yetiştirme
bölgelerinden birisi ve Balerik Adalarını çeviren sularda orkinoslar
için çok önemli bir yumurtlama noktasıdır.
Her
yıl, bu balıklar sıcak sulara üremek için gelmektedir. Ve her yıl,
balıkçı gemileri orkinosların hayatlarındaki dönüm noktalarında
onları en savunmasız zamanlarında yakalamak için birbirleri ile
yarış yapmaktadır. Bunu yaparken kullandıkları tekniğe ve ağa da
"gırgır ağı" denir.
Bu
balık türlerini kendi yetiştirme bölgelerinde yakalamak yeterince
kötüyken, balık tekneleri izin verilen kotadan daha fazla balık
tutmaktadır ve yakalanan bu balıkların bir çoğu gereğinden daha gençtir.
Mavi
yüzgeçli orkinos ergenliğe 5 ve 8 yaşları arasında girmektedir ve
bundan dolayı bu yaşlardan önce yakalanan balıkların hiçbir yetişme ve
üreme şansı olmaz. Bu da bu balık türünün stoklarında azalma demektir.
Günümüzde
mavi yüzgeçli orkinos tehlikesine bir de çiftlik hayvancılığı tehlikesi
eklenmiştir. Orkinos çiftlik hayvancılığı, zarar verici deniz kültürü
ile yanlış ve kötü yönlendirilmiş balıkçılığı birleştirir.
Orkinos
çiftlik hayvancılığı bu balıkları vahşi hayatta yakalamayı ve onların
doğal nüfusunu azaltmayı içerir. Bu çiflikler için alınan ve yakalanan
orkinoslarda çok az kontrol bulunmaktadır.
Orkinos
avcılığı kotanın çok üzerinde yapılmaktadır ve çok daha az sayıda
gösterilmektedir. Yakalanan orkinoslar daha sonra kafeslere konur ve
suni bir sekilde şişmanlatılırlar. İronik bir şekilde, bir kilo orkinos
üretmek için 20 kilo balık gerekmektedir. Bu da gereğinden fazla balık
avcılığını tetiklemektedir. Orkinos çiftlik hayvancılığı hem israfa,
hem de kafeslerin etrafindaki sularda dışkı kirliliğine neden
olmaktadır.
Atlas
okyanusunda ve Akdeniz’deki orkinos nüfusu 41 ülke hükümetleri artı
Avrupa Komitesi tarafından kontrol altına alınması gerekmektedir.
(ICCAT- International Comission for Conservation of Atlantic Tunas)
Mavi
yüzgeçli kuzey orkinosu en son 2002 yılında yapılan "bilimsel
değerlendirme"de konuşulmuştu fakat bundan önce bilimcilerin bu konu
hakkında çok az verileri vardı ve bu da onların doğru değerlendirme
yapmalarını engellemişti.
Bu
değerlendirmede bilimciler gerektiği kadar büyümemiş olan orkinosların
avlanmalarının gösterilmediğini ve bunun da 1998’den bu yana artmakta
olduğunu göstermişlerdir. Bilimcilerin gözünde, şu anki avlanma
seviyesinin uzun dönemde verimli olmayacağını belirtmişlerdir.
Kendi
bilimsel komitesinden gelen bu şiddetli uyarılara ve ciddi kaygılara
rağmen ICCAT mavi yüzgeçli kuzey orkinoslarını kurtarmak için yapılması
gereken hareketleri uygulamakta sınıfta kalmıştır. Balık stokları için
gereken kota 32.000 tonda tutulmuştur. Bu da orkinos nüfüsunun daha da
azalmasını engelleyecek orandan 23% daha fazladır.
2006
Akdeniz’de orkinos nüfusunun artışında veya azalışındaki en önemli
yıldır. Bu orkinosları korumak için ICCAT güçlü ve kalıcı kararlar
alması gerekmektedir.
Yüksek
ölçüde deniz reservleri bu orkinosları Balerik Adaları gibi, kendi
yetiştirme bölgelerinde, korunması gerekmektedir. Nature dergisinde
yapılan araştırmaya göre, denizlerdeki büyük balık oranının (bu aynı
zamanda orkinosları da içermektedir) %90’ı kaybolmuştur. Dünya
okyanuslarının ve Akdeniz’in %40’ını kaplayacak küresel bir ağ ile iyi
desteklenmiş deniz rezervleri, iyileşme sürecini hızlandıracaktır. Bu
sağlanmazsa, orkinosların geleceği ciddi tehlike altında olacaktır.
Bağımsız
gözlemciler orkinos avlayan teknelerde bulunmalı, yakalanan orkinosları
kaydetmeli ve olması gerekenden küçük avlanan orkinosların
yakalanmadığını garanti altına almalıdır. Akdeniz Orkinos
endüstrisinden gördüşümüz kadarıyla, gerekli kontrol olmadıkça,
balıkçılar avlanan orkinosların gerçek sayılarını söylemeyeceklerdir.
Orkinos
çiftlik havancılığının genişlemesi bu balık türleri yeniden toparlanana
kadar durmalıdır ve balıkçılık iyi yönetilmelidir. Şuanda balıkçılık
kısa dönemli kazançlar düşünen endüstrilerin elinde sömürülmektedir. Bu
da hem orkinos nüfusunu, hem de balıkçılık mesleğini etkilemektedir.